tiyatro bir ileri...
TİYATRO BİRİLERİ Rıhtım Cad. İzzettin Sok. Ruhsar Apt. No:52/2 Kadıköy İSTANBUL Tel&Faks: 0 216 330 78 32
birileri
BARBA'nın Düş Mahzeni
kitapları

TÜRK MÜSÜN CANIM?
(Nokta Yayınları, 240 Sayfa)
Felsefenin mizahı, mizahın felsefesi olur mu?
Ya da bu kitabı ilgilendiren asıl soruya gelmeli hemen:
Mizahın içinde felsefe olur mu?
“İnsan o kadar acı çekti ki, gülmeyi yaratmak zorunda kaldı.” derken, bugün adı tüm dünyaca bilinen, düşün yapısıyla nicelerinin övgüsünü alan Nietzsche olarak gülümsedi bize.
Çok azdır, mizah yaparken “abartı” tuzağına düşmeyen. Gerçeğin o bilinen sınırlarını zorlamadan mizah yapan… Edebiyatın adaletini simgeleyen terazinin dengesini, “gülmek” ile “acı gerçek” arasında kurabilen az kalem var gençler arasında… “Güldürürken düşündürme” klişesini okurda çoktan aşmış bir şekilde, kalemi rahatça oynatarak okuru sayfalara bağlamak ve bu bağ ile iki arkadaş içtenliğini yakalayıp, ona komik olduğunu anlatabilmek zordur.
Barbaros''un bu kitabı, dozu titizlikle ayarlanmış kısa anlatılardan oluşuyor… Biçimsel olarak kısa, içerik olarak derin mizah denemeleri… “Derin” bile neredeyse “karanlık” ile birlikte anılırken bugün, “Türk müsün Canım?”da yapılan, asıl aydınlığın derinlerde gizli olduğu vurgusudur… Mizah, o günkü ortamın çelişkisinden güç alır; bununla beslenir zaten. Barbaros'un bu “derin” mizah anlayışı ve yüreğimizi serinleten “kısa” seslenişleri, gözlerimizde dolu dolu beliren bir gülümseyiş doğuruyor. Ama sürekli, ama cümleden cümleye akarak…
Güçlü bir gözlem gücüyle, eline kalemi almaktan çekinmeyen, daha doğrusu elindeki kalemle düşündüğünü yazmaktan çekinmeyen genç bir arkadaşımın, “İyi ki yazmış!” dedirten kitabıdır bu.
Ne kadar sevsek de kimi zaman küfrede küfrede içinde ilerlediğimiz şu hayatta ne hallere girip çıkıyoruz, bir okuyun derim… Bir okuyun da dünyanın en zor işini ne kadar kolaylıkla yaptığımızı görün.
Dünyanın en zor işi mi?
Tabii ki, kendine gülmek!
ALİ POYRAZOĞLU
Barbaros Uzunöner; bu kitabında adeta “kâğıt üstü stand-up” yapıyor. Zihniyetimizi, gündelik yaşantımızı ele veren saptamalarda bulunuyor ve bunu güldürerek gözümüzün içine sokuyor. Barbaros kâğıt üstünde de sahnedeki gibi rahat ve komik. Ayrıca bu kitabın sizin için gülmek dışında bir getirisi de şu olabilir: Kitaptan minik parçalar ezberleyip dost, hemşeri, iş ve manita ortamında ''bin hayli'' sükse yapabilirsiniz. Fakat randıman aldıktan sonra Barbaros''un ismini de zikrederek tabii. Eline sağlık Barbaros, sana da bravo Uzunöner.
METİN ÜSTÜNDAĞ
“Gençler bilebilse, yaşlılar yapabilse” sözü, acı bir gerçeğin dile getirilmesidir. Olgunluğun sağladığı akıl ile gençlik gücü bir arada bulunmaz pek. Bereket versin istisnalar var. Delikanlı mizahçı Barbaros onlardan biri. Keskin gözlemciliği sayesinde genç yaşta edindiği birikimi kullanarak hepimizle dalga geçiyor. İrili ufaklı konularda akıl yoluna çağırıyor toplumumuzu. Sevimli bir yaklaşımla… Aşağılayarak, kızdırarak değil… Gülümseyerek ve gülümseterek…
REFİK ERDURAN

TEKSAS SÜLEYMAN
(Nokta Yayınları, 126 Sayfa)
Gözlerinin rengini Karadeniz’in hırçın sularından alan, yakası açılmamış küfürlerin mucidi Teksas Süleyman’ın Sürmene Guguda’da başlayıp Samsun’a, oradan da İstanbul Çengelköy’e uzanan maceralarını okurken büyüleneceksiniz.
Guguda’da namazında niyazında, abdestsiz gezmeyen bir ölüm makinesi: Kör Feramuz… Ve onun dokuz yaşında silahla tanışan sağ kolu olan yeğeni Teksas Süleyman… Onların dillere destan öykülerini okurken Laz Kovboyu’nun karşısında tıpkı bir kasabın önünde bekleyen köpek gibi ne korkusundan bir adım ileri ne hırsından bir adım geri atamayanların öyküleriyle de karşılaşacaksınız.
Barbaros Uzunöner; Teksas Süleyman’ın dinden siyasete ilginç yaklaşımlarını Neyzen ve Bektaşi fıkralarıyla da süsleyerek gerilimin dozunu azaltmaya çalışan üslubuyla Karadeniz’in bütün karakteristik özelliklerini kişiliğinde taşıyan öz dedesini anlatıyor, kaçırmayın.

VEKİLİM BENİ TANIDINIZ MI?
(Popüler Kitaplar, 347 Sayfa)
“Vekilim Beni Tanıdınız mı?” sorusu, vekillerin en sık karşılaştığı sorudur. Günde ortalama 150 telefon alan vekilleri ilk arayan da, en sık arayan da bu soruyu muhakkak sorar.
Kimisi “Siz sizsiniz!” diye cevap verirken, kimisi “Vallahi kusura bakmayın, telefonla çok sık konuşmaktan kulaklar hassasiyetini yitirdi. Hanım aradığında onu bile tanıyamıyorum!” der. Kimisi de, tanımış gibi yaparak konuşmayı sürdürür.
Eğer vekil tanımadığını söylerse, vatandaş alınır ve “Nasıl tanımazsınız; ben seçim zamanı size kahvede soru sormuştum!” gibi kendisini tanıtıcı mühim bilgiler verir. Arayanlar ve ziyaret edenler, genellikle özel isteklerde bulunurlar.
Bu kitap, vatandaşların vekillere yansıttığı özel sorunların, vekillerin bu özel sorunları çözme çabalarının, ayrıca vekillerin seçim bölgelerinde ve Meclis’te yaşadıkları mizahi anıların tebessümlü öyküsüdür.
“Asık suratlı” olarak bilinen politikacılarla çıkılan mizahi bir yolculuktur bu kitap.
Ben nerde bir çift göz gördümse
Tuttum onu güzelce sana tamamladım
Sen binlerce yaşayasın diye yaptım bunu
Bir bunun için yaptım
- Garson bira getir
Garsonun adı Barba
(Cemal Süreya, Kanto şiirinden)
TİYATRO BİRİLERİ Rıhtım Cad. İzzettin Sok. Ruhsar Apt. No:52/2 Kadıköy İSTANBUL Tel&Faks: 0 216 330 78 32
birileri