Tiyatro Birileri

 

tiyatro bir ileri...

çünkü birileri bunu yapmalıydı...

TİYATRO BİRİLERİ... tiyatro bir ileri... çünkü birileri bunu yapmalıydı...

kitap kokusu

 

BEYAZ ZAMBAKLAR ÜLKESİNDE

Rus Edebiyatı’nın büyük ismi Maksim Gorki, “Küçük bir lokanta ya da büfe işleten bir adamın oğlu; çocukken küfürden başka bir şey duymamış, sarhoştan başka bir şey görmemişti.” diyor Grigoriy Petrov için. Petrov’sa kendisini, “Küçük bir burjuva çocuğu, aynı zamanda bir çobanın oğlu” olarak tanıtıyor. 1866, Petersburg doğumlu…
Verdiği konferanslarla dönem Rusya’sında adından sıkça söz ettiren ve yazdığı makaleleri ile çağdaşı olan bazı yazarların övgüsünü almış olan Petrov, asıl ününü “Beyaz Zambaklar Ülkesinde”ye borçlu…
Peki, nedir bu kitabı bizim için önemli yapan?
Evet, değişik dillere çevrilse de, dünya üzerinde milyonlarca satış rakamı yakalayamamış başarısızlıkta(!) bir kitap bu. “Herkes tarafından beğenilme”nin hastalıklı bir durum olduğu tartışılır hep edebiyatta. Kimi yazarların, “Beni herkes okur… En azından herkes okusa kesin beğenir!” övünmelerine sıkça tanık oldum. Bunun nasıl bir edebî düzey olduğuna dair sosyolojik anlamda çok kafa yordum; ancak açık konuşayım, ben bir sonuca ulaşamadım.
Öte yandan ise, bazı kitapların “beğenilme” kaygısı güdülmeden, “zorunlu” okutulması gerektiğini düşünüyorum kimi zaman. Keşke, okullarımızda çocuklarımıza verilen eğitim, bu “zorunluluk” sözcüğünün kulak tırmalayan sevimsizliğini giderecek sağlıklı bir “tartışma” ortamına sahip olsaydı. O zaman sözkonusu ettiğim zorunluluğun ne sevimli bir uygulamaya dönüştüğü görülebilirdi.
Beyaz Zambaklar Ülkesinde, bana bunu fazlasıyla düşündüren bir kitap oldu. Bunda elbette, Mustafa Kemal’in askeri okullar müfredatına bu kitabın eklenerek, öğrencilere okutulmasını istemesinin de payı var; ancak yalnızca bu yeterli değil.
Kitabın adıyla konu edilen ülke, Finlandiya.
Biliyorum, siz de bunu duyar duymaz bir şaşkınlık yaşadınız. Bu şaşkınlık, tam olarak bizdeki bir bilgi eksikliğinden kaynaklanmakta.
Günümüzde yaşadığımız en büyük bombardımanlardan birisi “bilgi”, kabul ediyorum. Bundan kaynaklı bir “küresel kirlenme” de sözkonusu. Bunca “bilmek gereken” arasında, “Finlandiya da şöyle dursun” şeklinde düşünme hakkına sahibiz; ancak burada tartışılan ve bu kitapta söylenmek istenen bir “ülkeler coğrafyası ve tarihi”nden çok öte…
Ulusal bir kalkınma, ulus olma bilinci ve şu an yok edilmeye çalışılan ulus-devlet anlayışının bir bataklığın ortasında bir zambak gibi doğması…
Kitabın en güzel özeti de bu!
Finlandiyalı aydınların, önce İsveç ve sonra Rusya egemenliğindeki halklarının önünü açacak hamleleri yapan yürekliliği göstererek, bağımsızlığın ardından bir aydınlanma devrimini gerçekleştirmeleri... Coğrafi olarak gerçekten bir bataklık ülkesi olan ülkelerini, bilimin ve yaratılan ulusal bir bilincin ışığında “beyaz zambaklar ülkesi”ne çevirmeleri. (Finlandiyalıların ülkelerine “Suomi” demeleri boşuna değil. Suomi: Bataklıklar Ülkesi)
Bunu söyleyince, 1928’de dilimize çevrilerek ülkemizde yayımlanan bu kitabı Mustafa Kemal’in de neden bu denli önemsediği anlaşılıyor sanırım.
Aynı dönemde çürümüş bir ümmetçi anlayıştan ve kokuşmuş bir monarşik düzenden kurtulmaya çabalayan ülkemize örnek bir modeldir Finlandiya.
Kendi dilini unutmuş, kültürsüzleştirilmiş ve özbenliğini yitirmiş Finlandiya’nın Snelman gibi büyük bir önderin öncülüğünde nasıl büyük bir özveriyle çalışıp imkânsızları nasıl mümkün kıldığının apaçık bir kanıtı, Beyaz Zambaklar Ülkesinde
Ülkede “eğitim” üzerinde toplumun tüm kesimlerince seferberlik ilan edilerek yapılan ortak çalışmalar kısa zamanda meyvesini veriyor. Kendi dil kökenlerini, folklorlarını ve her türlü kültürel değerlerini bilimsel çalışmalarla gün yüzüne çıkarıp ellerinden gelen her türlü çabayı göstererek zenginleştiriyorlar.
Finlandiya’da tüm bunlar başarılırken yaşanan heyecan ile bizim Cumhuriyetimizin ilk yıllarındaki heyecan aynı…
Ben de, siz değerli izleyicilerimize böylesine değerli bir kitabı okumalarını ve okutmalarını öneriyoruz. 1923’te Mustafa Kemal önderliğinde kurduğumuz Cumhuriyetimizin ve sonrasında yaptığımız devrimlerimizin, bir başka ülkenin bu güzel anlatımında daha da değer kazanacağına inancımızdan...
İyi okumalar,
Tiyatro Birileri

Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Koridor Yayıncılık, 230 sayfa

Bir kitap, içimizdeki donmuş değerleri parçalayacak bir balta olmalıdır.

Franz KAFKA

Tek suçunuz hür insanlar gibi konuşmak; kitaplar suç ortağınız!

Rıfat ILGAZ

"İsterdim ki; tiyatro sahnesi, bir ip cambazının teli kadar dar olsun da, şimdiki gibi herkes üstünde numara yapmak için yeterince yeteneğinin olduğunu sanmasın ve beceriksiz hiç kimse ona çıkmaya cesaret etmesin."

GOETHE

 

 

TİYATRO BİRİLERİ... tiyatro bir ileri... çünkü birileri bunu yapmalıydı...